Kaftancıoğlu Evli Mi? Antropolojik Bir Perspektiften İnceleme Bir Antropoloğun Gözünden: Kültürlerin Çeşitliliği ve Sosyal Kimlikler İnsanlar, yaşadıkları toplumların ritüelleri, normları ve sembollerinin içinde şekillenir. Bir toplumu anlamak, bireylerin kimliklerini, yaşam biçimlerini ve toplumsal rollerini anlamaktan geçer. Antropoloji, kültürlerin çeşitliliğini ve topluluk yapılarının nasıl evrildiğini merak eden bir bilim dalıdır. Her birey, doğduğu çevrenin, yetiştiği kültürün ve ait olduğu toplumun etkisi altında kendi kimliğini inşa eder. Toplumların bireylere yüklediği anlamlar, onların davranışlarını, kararlarını ve ilişkilerini doğrudan etkiler. Bugün, Kaftancıoğlu’nun evli olup olmadığına dair soruyu, bir antropologun gözünden inceleyeceğiz. Bu soruya sadece bireysel bir merak olarak yaklaşmak, onun toplumsal kimliği, kültürel kodları…
8 YorumEtiket: ve
Tarla Kamulaştırma: Felsefi Bir Perspektiften İnceleme Filozoflar her zaman insanlığın en temel sorularına yönelmiş, toplumların ve bireylerin varoluşsal temellerini sorgulamışlardır. Toprak, yer ve mülkiyet, insanlık tarihinin başından bu yana tartışılan en önemli konulardan biridir. Tarla kamulaştırma, bireylerin mülk edinme hakları ile toplumun kolektif ihtiyaçları arasında denge kurmaya çalışırken, pek çok etik, epistemolojik ve ontolojik soruyu gündeme getirir. Bir tarafta bireysel mülkiyetin kutsallığı, diğer tarafta toplumsal faydanın önceliği, bizi adalet ve haklar konusunda derin bir tartışmaya davet eder. Tarla Kamulaştırma Nedir? Tarla kamulaştırma, devletin, kamu yararı doğrultusunda, özel mülkiyete sahip olan bir tarlayı ya da arazinin bir kısmını zorla satın alması…
10 Yorumİnsanoğlu Nasıl Yazılır? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir İnceleme Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Siyaset Bilimcisinin Girişi Güç, toplumun her köşesine nüfuz eder. İnsanlık tarihinin derinliklerinden bugüne kadar, iktidar ilişkileri, kurumlar ve ideolojiler her zaman toplumsal yapıları şekillendiren temel unsurlar olmuştur. Ancak, kelimelerin gücü de bir o kadar önemlidir. “İnsanoğlu” gibi basit bir kelime, toplumsal cinsiyet, iktidar yapıları ve vatandaşlık ilişkileri gibi kavramlarla şekillenir. Bu kelimenin yazılışı, sadece dilsel bir tercih değil, aynı zamanda toplumsal bir duruşun, ideolojik bir tavrın ve iktidar ilişkilerinin yansımasıdır. Peki, “insanoğlu”nun yazılışı, modern toplumdaki güç dinamiklerini nasıl etkiler? Bu yazıda, iktidar, kurumlar, ideoloji ve…
6 YorumTürkçe Operalar Nelerdir?: İnsan Zihninin Sahnede Yankısı Bir psikolog olarak insan davranışlarını, duyguların nasıl ifade bulduğunu ve bilinçdışının sahneye nasıl taşındığını merak ederim. İnsan, iç dünyasını kelimelerle anlatmakta zorlandığında müziğe sığınır. Opera bu noktada bir terapi alanı gibidir; çünkü orada insanın ruhu, sesin ve melodinin iç içe geçtiği bir biçimde konuşur. Türkçe operalar ise bu duygusal iletişimin, kültürel hafızayla birleştiği en yoğun sanat formlarından biridir. Peki, Türkçe operalar nelerdir ve bu eserler, insan psikolojisinin hangi katmanlarına seslenir? Türkçe Operanın Doğuşu: Duyguların Kolektif Hafızası Türk operası, Cumhuriyet döneminde kültürel dönüşümün bir aracı olarak doğmuştur. Ahmet Adnan Saygun’un “Özsoy” adlı eseri, 1934…
16 Yorumsp2 Hibritleşmesi Nedir? Antropolojik Bir Perspektifle İnceleme Dünya üzerindeki kültürlerin çeşitliliği, insanlık tarihinin en büyüleyici yönlerinden biridir. Bir antropolog olarak, farklı toplumların nasıl yapılandığını, hangi ritüelleri, sembollerini ve topluluk yapılarını benimsediğini görmek, kültürel zenginliklerin ne kadar derin ve anlamlı olduğunu anlamamı sağlar. Bu çeşitlilik, sadece insanların yaşam biçimlerinde değil, aynı zamanda dünya ve evrenle olan ilişkilerinde de kendini gösterir. Her bir kültür, yaşamın anlamını farklı semboller ve ritüeller aracılığıyla anlamlandırır. Kimya dünyasında da benzer şekilde, atomlar ve moleküller, kendi aralarındaki bağlarla dünyayı anlamaya çalışır. Bugün, sp2 hibritleşmesi kavramını, antropolojik bir bakış açısıyla inceleyerek, kültürel yapıların ve kimliklerin nasıl etkileşimde bulunduğunu…
8 YorumHisteri Nasıl Geçer? Bir Ekonomi Perspektifinden Değerlendirme Ekonomi, sınırlı kaynakların insanların sınırsız ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik kararlar verdiği bir disiplindir. Bu süreçte, seçimler her zaman bir maliyet taşır ve alınan her kararın toplumsal refah üzerinde etkileri vardır. Histeri gibi bireysel ruhsal bozukluklar da, tıpkı ekonomik krizler gibi, toplumsal sistemin yapısını etkileyebilir. Bu yazıda, histeriyi ve onun nasıl geçebileceğini ekonomi perspektifinden ele alacağım. Bireysel kararlar, piyasa dinamikleri ve toplumsal refah arasındaki ilişkiyi inceleyeceğiz ve ekonomik senaryolar üzerine düşündürecek bir bakış açısı geliştireceğiz. Histeri: Ekonomik Bir Durum Olarak Histeri, tarihsel olarak genellikle tıbbi bir rahatsızlık olarak tanımlanmış olsa da, bir ekonomist gözünden bakıldığında,…
12 YorumEkokardiyografi Ücreti Ne Kadar? Fiyatın Ötesinde Erişim, Adalet ve Perspektifler Merhaba! Kalbimizi dinlemeyi sağlayan ekokardiyografi (EKO) çoğu zaman “kaç lira?” sorusuyla başlar. Ben bu soruyu seviyorum ama şunu da ekliyorum: “Bu ücret kimin erişimini kolaylaştırıyor, kimin yolunu tıkıyor?” Gelin; hem rakamların dünyasına hem de toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet boyutlarına samimi bir yolculuk yapalım. Yorumlarda da kendi deneyimlerinizi duymayı isterim. Ekokardiyografi Nedir, Neden Önemlidir? EKO; kalbin kapakları, kasılma gücü ve yapısal özellikleri hakkında detay veren, radyasyon içermeyen bir ultrason incelemesidir. Transtorasik (göğüsten) ve bazı durumlarda transözofageal (yemek borusundan—TEE) yöntemlerle yapılır. Güncel hasta rehberlerinde TTE ve TEE’nin kullanım alanları açıkça…
12 YorumHikmet Sünnet midir? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Bir Psikoloğun Merakı: Hikmet ve İnsan Davranışları İnsan davranışlarını çözümlemeye çalışan bir psikolog olarak, günlük yaşamın derinliklerine inmeyi ve insanların nasıl düşündüklerini, hissettiklerini, toplumla nasıl etkileşimde bulunduklarını anlamayı her zaman merak etmişimdir. Bu noktada, “hikmet” kelimesi sıklıkla karşımıza çıkar, ancak bu kavramın bir sünnet olup olmadığını psikolojik açıdan incelemek oldukça ilginç bir soru doğurur. Hikmet, genellikle akıl, doğru kararlar ve derin düşünme yeteneğiyle ilişkilendirilse de, bir davranış biçimi, bir yaşam tarzı, hatta bir öğretim olarak kabul edilebilir. Ancak hikmet, sadece kelimelerle ya da teorik bilgilerle değil, insanın içsel süreçleriyle doğrudan bağlantılı bir kavramdır.…
12 YorumÖğrenme Modelleri Nelerdir? “Kutsal Kâse” Yok, Bağlam Var! İtirafla başlayayım: Öğrenme modelleri, yıllardır eğitim dünyasının “tek formülle çözüm” hayali. Davranışçılık, bilişselcilik, yapılandırmacılık, bağlantıcılık… Hepsi şık başlıklar, güçlü argümanlar ve bolca jargonla geliyor. Ama sınıf kapısı kapandığında ya da çevrim içi derste kamera açılmadığında, bu modellerin bir kısmı bir anda kartondan maket gibi kalabiliyor. Evet, öğrenme modelleri değerlidir; fakat kutsal değildir. Tartışalım: Bu çerçeveler gerçekten öğrenmeyi açıklıyor mu, yoksa sadece onu estetik kutulara mı koyuyor? Provokatif iddia: Tek bir öğrenme modeli, gerçek dünyanın karmaşıklığına yetmez; “tek beden” yaklaşımı çoğu öğrenciyi dışarıda bırakır. Hızlı Ama Dürüst Bir Tanım “Öğrenme modelleri nelerdir?” sorusunun…
7 YorumHınç Türk Filmi Nerede Çekildi? Güç, Toplum ve İktidarın Gölgesinde Bir Sinema Okuması Bir siyaset bilimci için sinema, yalnızca bir sanat dalı değil; aynı zamanda iktidar ilişkilerinin ve toplumsal düzenin aynasıdır. “Hınç” filmi bu açıdan bakıldığında, yalnızca bir intikam hikâyesi değil, aynı zamanda Türkiye’nin sosyo-politik dokusuna dair derin bir analiz alanı sunar. Peki, Hınç Türk filmi nerede çekildi? sorusu yalnızca coğrafi bir merak mıdır, yoksa mekânın iktidar ve kimlik üzerindeki sembolik etkisini mi sorgular? Mekânın Politik Anlamı: Çekim Yerinden İktidarın Yüzüne “Hınç” filmi, İstanbul’un taşra dokusu ile Anadolu’nun çatışmalı kimliği arasında gidip gelen sahnelerde çekilmiştir. Bu tercih, yalnızca sinematografik değil,…
10 Yorum