İtham: Kelimelerin Gücü ve Anlatının Dönüştürücü Etkisi Her kelime bir dünya yaratır. Kelimeler, sadece birer iletişim aracı olmanın ötesinde, derin anlamlar taşır ve bir toplumu ya da bireyi dönüştürebilir. Anlatılar, yaşadıklarımızı, inançlarımızı, korkularımızı ve umutlarımızı şekillendirir. Edebiyat, bu dönüşümün en güçlü ve etkili yollarından biridir. İnsanlık tarihi boyunca, kelimeler ve anlatılar toplumları etkilemiş, ideolojileri inşa etmiş, direnişleri ateşlemiş ya da yıkmış, bazen de bireyleri ruhsal ve duygusal olarak dönüştürmüştür. Bu yazıda, “itham” kelimesinin derinliklerine inmeye çalışacağım. Türk Dil Kurumu (TDK) tarafından “itham”, “suçlama, birini suçlu sayma” olarak tanımlanmış olsa da, edebiyatın perspektifinden bakıldığında, bu basit anlamın ötesinde, çok katmanlı bir…
Yorum BırakYazar: admin
Uygarlıkların Ekonomisi: İsimlerden Çok, Kaynakların ve Seçimlerin Hikayesi Kaynaklar sınırlı, ama insan ihtiyaçları ve istekleri sonsuzdur. Bu ikilemi düşündüğümüzde, tarihi uygarlıkların ortaya çıkışı ve gelişimi, aslında insanlığın kaynaklarını ne şekilde organize ettiğini ve seçimini nasıl yaptığına dair derin bir anlatıdır. Uygarlıklar, sadece coğrafi sınırlarla değil, ekonomik sistemleri, kaynak yönetimleri ve toplumsal yapılarıyla tanımlanır. Bu yazıda, “uygarlıklar” denildiğinde, bu kavramı mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi perspektifinden ele alacak, toplumların ekonomik stratejilerinin nasıl şekillendiğine dair bir inceleme yapacağız. Fakat burada önemli olan bir soru var: Uygarlıklar isimleriyle değil, hangi ekonomik stratejileri ve karar mekanizmalarıyla hatırlanır? Kaynakların kıtlığı ve bu kaynakların nasıl dağıldığı,…
Yorum BırakEnflasyon Artarsa Dolar Ne Olur? Toplumsal Bir Perspektiften Değerlendirme Ekonomi, çoğu zaman sadece rakamlar ve grafiklerle anlatılmaya çalışılır. Ancak, ekonomi bir toplumun ve bireylerin yaşamlarını, ilişkilerini ve değerlerini doğrudan şekillendirir. Ekonomik gelişmelerin, toplumsal yapılar üzerindeki etkileri genellikle göz ardı edilir, ancak aslında her ekonomik olay, bir toplumun sosyal dokusunu etkileyebilir. Bugün, enflasyonun artmasının dolar üzerindeki etkilerini tartışırken, bu olgunun sadece bir mali süreç olmadığını, aynı zamanda toplumsal adalet, eşitsizlik ve güç ilişkileri gibi çok daha derin konuları gündeme getirdiğini göreceğiz. Özellikle son yıllarda yaşanan ekonomik dalgalanmalar, hem bireylerin hem de toplumların yaşamlarını belirgin şekilde etkiledi. Bu yazıda, “Enflasyon artarsa dolar…
Yorum BırakBünye Zayıf Ne Demek? Ekonomi Perspektifinden Bir Bakış Hayat, her zaman sınırlı kaynaklarla yapılan seçimlerin bir toplamıdır. Kaynaklar kıt, istekler sonsuzdur. Bu kıtlık içinde her seçim, bir şeyden vazgeçmeyi, bir başka fırsattan feragat etmeyi gerektirir. “Bünye zayıf” ifadesi de, aslında bu kıtlık ve seçimler bağlamında karşımıza çıkar. Ekonomik anlamda “bünye zayıf” demek, bir ekonomi veya birey için belirli ekonomik kaynakların yetersizliği, kırılganlık ve sürdürülebilirlik sorunları anlamına gelir. Ancak, bu kavramı yalnızca bir ekonomi teorisi olarak ele almak yerine, mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi perspektiflerinden derinlemesine analiz etmek, bu olguyu çok daha anlaşılır ve derin bir şekilde anlamamıza yardımcı olabilir. Mikroekonomik…
Yorum BırakBitkilere Neden Üretici Denir? Hayatınızda bir an olsun gökyüzüne bakıp, yeşil doğayı izleyerek, bu dünyada her şeyin birbirine nasıl bağlı olduğunu düşündünüz mü? İnsanlar, hayvanlar, mikroorganizmalar… Ama en temel bağlantılardan biri, dünyadaki her canlı için oksijen üreten, karbon dioksiti emen ve besin zincirinin temelini atan bitkilerle kurulur. Peki, bitkilere neden üretici denir? Birçok kişi, doğadaki bu harika dengeyi düşünürken bitkilerin rolünü göz ardı eder. Oysa bitkiler, tüm yaşamın temel taşlarından biridir. Bitkiler ve Üretici Kavramı Bitkilere “üretici” denmesinin arkasında derin bir anlam yatmaktadır. Üretici, ekosistemlerin temel yapı taşlarından biri olarak, yaşam için gerekli olan enerjiyi ve besini üreten organizmalardır. Bitkiler,…
Yorum BırakTermostan Direkt İçilir Mi? Cesur ve Eleştirel Bir Bakış İzmir’de yaşarken, termostan su içmek adeta bir kültür halini almış durumda. Bütün arkadaşlarımın evlerinde, işyerlerinde, hatta okullarda buzdolabında soğutulmuş içme suyundan daha çok, “termosta kaynamış su” tercih ediliyor. Peki, termostan direkt içmek gerçekten o kadar masum mu? Bu konu hakkında ciddi bir tartışma var, ve evet, benim düşünceme göre, bu alışkanlık düşündüğümüz kadar masum değil. Öncelikle kabul edelim ki; termostan içmek herkesin rahatlıkla yaptığı bir şey. Kimi zaman evde, kimi zaman ofiste, kimse kimseye sorup “suyun kaynamış mı?” diye sormaz. Bir şekilde alıştık ve her şey yolunda gibi görünüyor. Ama bir…
Yorum BırakHangi Organ Hangi Duygudan Etkilenir? Antropolojik Bir Perspektif Bedenimiz, duygularımızı, düşüncelerimizi ve kimliğimizi şekillendiren bir aynadır. Her kültür, insan bedeninin ve ruhunun iç içe geçtiği bir yansımasını farklı şekillerde tanımlar. İçsel dünyamızla olan bu derin bağ, binlerce yıl boyunca insanlar arasında gelişen ritüeller, semboller ve inanç sistemleriyle şekillenmiştir. Kimliklerimiz, sadece dil, kültür ya da ekonomiyle değil, aynı zamanda duygularımızın hangi organlar aracılığıyla ifade bulduğu ile de ilgilidir. Peki, bir organın belirli bir duygudan nasıl etkilendiğini anlamak için hangi kültürel lensi kullanmamız gerekiyor? Bu yazıda, insan bedeninin farklı organlarının çeşitli duygularla bağlantısını, farklı kültürel bakış açılarıyla keşfedeceğiz. Antropolojik bir bakış açısıyla,…
Yorum BırakDış Kapı Ölçüsü Nedir? Felsefi Bir İnceleme Giriş: Kapı ve İnsan Olma Durumu Bir sabah, hayatın sıradan ritüelleri arasında, kapınızı açıp dünyaya adım attığınızda, sizce gerçekten neyi açmış oluyorsunuz? Sadece bir fiziksel engel mi, yoksa bir geçiş noktası, kimliğinizi, dünyaya karşı duruşunuzu belirleyen bir eşik mi? Kapı, yalnızca bir engel olmanın ötesine geçer; geçişin, başlangıcın ve bitişin simgesidir. Ve belki de en ilginç sorulardan biri şudur: Kapı ölçüsü nedir? Bu soruyu sorarken, yalnızca bir kapının fiziksel boyutlarından bahsetmiyoruz; aynı zamanda bu kavramı etik, epistemolojik ve ontolojik açıdan nasıl anlamamız gerektiğini sorguluyoruz. Bir kapı, sadece içeriden dışarıya ya da dışarıdan içeriye…
Yorum BırakDil Bölümü Hangi Poliklinik? Toplumsal Yapıların ve Bireylerin Etkileşimi Üzerine Sosyolojik Bir Bakış İnsanın varlık şekli sadece dil ile sınırlı değildir, ancak dil, düşüncelerimizi, dünyayı algılama biçimimizi ve toplumsal ilişkilerimizi şekillendiren en güçlü araçlardan biridir. Bazen sıradan bir kelime, bazen ise sadece bir bakış, insan hayatının anlamını inşa edebilir. Peki, dil bölümünün bir poliklinik olma ihtimali ne kadar gerçekçi? Dil, sadece kelimelerden mi ibarettir, yoksa toplumsal yapılarla, kültürel pratiklerle ve güç ilişkileriyle doğrudan bir etkileşim halinde midir? Dilin toplumsal bir fenomen olarak ele alındığında, onu sadece akademik bir alan ya da bir disiplin olarak görmek eksik olacaktır. Çünkü dil, toplumun…
Yorum BırakiPhone Wi-Fi Entegresi Ne Kadar? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Bir Psikologun Meraklı Girişi: İnsan Davranışları ve Teknolojik İhtiyaçlar Günümüzde, teknoloji ile iç içe yaşamıyoruz sadece, ona duygusal olarak bağlandık, kimliklerimizle bütünleştirdik. “iPhone Wi-Fi entegresi ne kadar?” sorusu, belki de çoğumuzun günlük hayatında sıkça karşılaştığı, ancak yüzeysel bir şekilde yanıtladığı bir sorudur. Ancak bir psikolog olarak bu soruya daha derin bir bakış açısıyla yaklaşmak istiyorum: Teknolojik ürünlere olan ilgimiz ve bu tür cihazların fiyatlarına bakış açımız, bizim duygusal, bilişsel ve sosyal yapılarımızı nasıl etkiliyor? İnsanların neden belirli teknolojik ürünlere bu kadar fazla değer atfettiğini, bu değer atfettiğimiz ürünlerin zihinsel süreçlerimizi nasıl…
Yorum Bırak