Zazaca Tal Ne Demek? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Açısından Bir Bakış
Zazaca, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde konuşulan ve kendi dilsel zenginliğini taşıyan bir dildir. Ancak, Zazaca’nın bazı kelimeleri ve ifadeleri, sadece dilsel değil, toplumsal ve kültürel bir anlam taşır. Bu yazıda, “tal” kelimesini, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet perspektifinden ele alacağım. “Tal” kelimesi, Zazaca’da “erkek” anlamına gelir; fakat bu basit tanım, toplumda derin bir şekilde yankı uyandıran kavramlara işaret eder.
İstanbul’da, her gün toplu taşıma araçlarında, sokakta, işyerlerinde karşılaştığımız insanlar, bazen kelimelerin ve ifadelerin altındaki toplumsal normların, beklentilerin farkında bile olmadan onlara etki ettiğini anlamamızı sağlar. Zazaca’da “tal” kelimesinin anlamı da bunun bir örneğidir. Bu yazıda, Zazaca “tal ne demek?” sorusunun ötesinde, bu kelimenin toplumsal hayata nasıl yansıdığını ve farklı grupların buna nasıl tepki verdiğini inceleyeceğim.
Toplumsal Cinsiyet ve “Tal”
Zazaca’da “tal” kelimesi, bir erkeği tanımlayan temel bir ifadedir. Ancak bu kelimeyi anlamaya çalışırken, sadece dilsel bir tanım yapmakla yetinmek doğru olmaz. Zazaca’da “tal” kelimesinin kullanılma biçimi, aslında toplumsal cinsiyet rollerine dair derin izler taşır. Erkeklik burada bir kimlik olarak değil, aynı zamanda bir güç dinamiği olarak ortaya çıkar.
Sokakta, bazen metroda ya da işyerinde, erkeklerin sürekli olarak kendilerini güçlü, dominant ya da otoriter bir şekilde ifade ettiklerini gözlemliyorum. Bir toplu taşımada, kadınların yerini alabilmek için ciddi anlamda mücadele verdiklerini görmek, aslında bu “erkeklik” kavramının toplumsal düzeyde ne kadar pekiştiğini gösteriyor. Kişisel gözlemlerime göre, Zazaca “tal” kelimesi de bu anlayışı besleyen bir öğe gibi duruyor. Çünkü “tal” sadece biyolojik olarak erkek olanı değil, aynı zamanda toplumun beklentilerine uygun olarak güçlü ve otoriter bir biçimde var olmayı da çağrıştırıyor.
Perşembe akşamı, bir kafede arkadaşlarımla otururken, bir grup erkekle sohbet ettik. Kendi aralarında “tal” kelimesini sıkça kullandılar ve erkekliklerini bu kelimeyle tanımladılar. Ancak, kadınlar ya da trans bireyler bu tür dilsel ifadelerle tanımlandığında, büyük bir dışlanmışlık ve yabancılaşma hissi yaşayabiliyorlar. Bu, dilin toplumsal yapıyı ve kimlikleri nasıl şekillendirdiğini de gözler önüne seriyor.
Çeşitlilik ve “Tal” Kavramı
Türkiye’de, farklı toplumsal gruplar arasında çeşitlilik her geçen gün daha fazla kabul görmekte. Ancak, Zazaca’daki “tal” kelimesinin kullanılma biçimi, aslında bazı gruplar için hala sınırlayıcı bir anlam taşıyor. Özellikle LGBTQ+ bireyler için, “tal” kelimesinin erkeklik kavramı ile bu denli özdeşleşmesi, kimliklerini özgürce ifade etme konusunda engeller oluşturabiliyor.
Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşım, İstanbul’da katıldığı bir etkinlikte bu konuyu gündeme getirdi. Toplumun geleneksel yapısından biraz daha farklı bir yerden bakmayı tercih ettiğini ve kimliklerinin sınırlanmasına karşı olduğunu söyledi. Bu, Zazaca “tal” kelimesinin anlamının, bazen de kimliklerin ve toplumsal rollerin çok dar bir kalıba sokulmasına yol açtığını gösteriyor.
Burada, dilin gücü ortaya çıkıyor. Zazaca’da “tal” kelimesi, sadece dilsel bir tanım değil, aynı zamanda toplumsal bir norma dönüşüyor. Eğer bir kişi kendisini bu norma uydurmazsa, bu kişi toplumsal dışlanma ya da ötekileştirilme ile karşılaşabiliyor. Bu da bize, toplumsal cinsiyetin ne kadar katı olabileceğini ve bazen dilin bu katılığı nasıl beslediğini gösteriyor.
Sosyal Adalet Açısından “Tal” Kelimesi
Sosyal adalet açısından bakıldığında, Zazaca “tal” kelimesi, eşitlik ve fırsat eşitliği gibi temel kavramlarla da yakından ilişkilidir. Eğer bir dil, toplumdaki belli bir grubun kimliğini baskılar ya da kısıtlar ise, bu da o grup için eşitsizlik anlamına gelir. Toplumun diline erkeklik ya da kadınlık gibi katı rollerin girmesi, farklı kimliklerin ifade edilme biçimini kısıtlar ve bu da sosyal adaletsizlik yaratır.
İstanbul’da sıkça karşılaştığım bir diğer örnek, sokakta ya da işyerlerinde sıkça gördüğümüz cinsiyet temelli ayrımcılıktır. Bu ayrımcılık bazen çok açık bir şekilde kendini gösterir; kadınların daha az maaş alması, erkeklerin daha fazla söz hakkına sahip olması gibi. Zazaca’daki “tal” kelimesi, bazen bu ayrımcılığın bir dilsel yansıması gibi de düşünülebilir. Çünkü bu kelime, toplumun erkekliği nasıl tanımladığını ve bu tanımın güç ilişkilerini nasıl kurduğunu bizlere gösteriyor.
Sonuç: “Tal”ın Geleceği ve Toplumsal Değişim
Zazaca “tal ne demek?” sorusuna bakarken, dilin sadece bir iletişim aracı olmadığını, aynı zamanda toplumsal kimliklerin ve güç dinamiklerinin nasıl şekillendiği üzerinde de önemli bir etkisi olduğunu görüyoruz. Toplumsal cinsiyet rollerinin, çeşitliliğin ve sosyal adaletin daha eşitlikçi bir toplum yaratmak adına dönüştürülmesi gereken yapılar olduğunun farkında olmak, bu kelimenin anlamını daha iyi kavrayabilmemize yardımcı olabilir.
Bundan 10 yıl sonra, belki de Zazaca’da “tal” kelimesinin toplumsal cinsiyetle olan bağlarını daha farklı şekilde konuşuyor olacağız. Ancak şimdilik, bu kelimenin toplumsal normları nasıl şekillendirdiğini sorgulamak, bize daha adil, eşit ve çeşitli bir toplum yaratma yolunda önemli ipuçları sunuyor.